[PP-065]

Pelvik kitlelerin ayırıcı tanısında nadir görülen bir işeme disfonksiyonu: Vezikovajinal Reflü

Muhammed Sulukaya1, Asgar Garayev2, Ruslan Asadov3, Rahmi Onur2
1Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Üroloji Kliniği, Malatya
2Marmara Üniversitesi, Üroloji Ana Bilim Dalı, İstanbul
3Marmara Üniversitesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, İstanbul

AMAÇ: İşeme sırasında idrarın vajene reflüsü sonucu vajende idrar birikmesi, ürokolpos adı verilen bir psödovajinal kist oluşumuna yol açar. Bu duruma vezikovajinal reflü (VVR) adı verilir. Klinik olarak, gündüz idrar kaçırma veya işeme sonrası damlatma ile karakterizedir. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, vulvovajinit, vajinal irritasyon ve akıntı, noktüri diğer ana şikayetlerdendir. Bu çalışmada, 27 yaşında bir kadın hastada ayırıcı tanı ve tedavisi ile VVR olgusunu sunmayı amaçladık.
YÖNTEM: Obstetrik ve jinekoloji kliniğine infertilite nedeni ile başvuran hastada yapılan pelvik ultrasonografi ve MR' da şüpheli pelvik kitlenin saptanması üzerine tarafımıza yönlendirildi. Hasta yeni MR görüntüleri, sistoskopi ve işeme üretrografisi ile ileri incelemeye tabi tutuldu. Tanı konulduktan sonra tedavi uygulandı.
BULGULAR: Hastanın başvuru şikâyeti infertilite olmasına rağmen sık idrara çıkma, idrarını tam boşaltamama ve rezidü idrar hissi de tanımlamaktaydı. Hastanın fizik muayenesi, obezite (BMI = 45 kg / m2) ve hirsutizm dışında normaldi. Labiyal füzyon veya yapışıklık izlenmedi. Ancak obezite nedeni ile ürogenital muayenede inspeksiyon ve vajinal değerlendirme zordu. Spekulumla yapılan vajinal muayenede herhangi bir kaçırma veya fistül bulgusu görülmedi. Ultrasonografide, 131x82x91mm boyutlarında anekoik kistik lezyon saptandı. İşeme sistoüretrografisi ile erken veya geç işeme fazlarında herhangi bir kitle saptanmadı. Sistoskopik muayene özellikli değildi. Yapılan tekrar görüntülemede işeme öncesi ve sonrası MR’da hidrokolpos saptandı ( Şekil 1-a, b, c) ve işeme sonrası vajenin tamamen boşaldığı izlendi (Şekil 2- a,b).
Tedavide ana nokta davranışsal terapilerdir. Hastaya, idrar yaparken labialarını el ile ayırması öğretildi ve bilinenin aksine ters şekilde klozete oturulması önerildi. Obezite, obeziteye sekonder iri olan labium majörlerin sıkı bir şekilde üretra çıkışını kapatmasına ve burada dirence neden olan başlıca risk faktörü olduğundan, diyet modifikasyonu ve kilo kaybı için, hasta bir diyetisyene yönlendirildi.
SONUÇ: VVR ile ilgili hemen hemen tüm semptomlar nonspesifik olabilir ve tanı konulamayabilir. VVR'nin ayırıcı tanısında; imperfore himenin bulunduğu obstrüktif hidro/hematokolpos, kul de sac veya vajende kistik kitleler, sıvı dolu bağırsaklar ve diğer pelvik kitleler yer alır. İşeme öncesi ve sonrası dikkatli fizik muayene ve teşhise yönelik fonksiyonel görüntüleme tanı için temel araçlardır.

Vesicovaginal Reflux: A rare voiding dysfunction in differential diagnosis of pelvic masses

Muhammed Sulukaya1, Asgar Garayev2, Ruslan Asadov3, Rahmi Onur2
1Department of Urology, Malatya Education and Research Hospital, Malatya, Turkey
2Department of Urology, Marmara University, Istanbul, Turkey
3Department of Radiology, Marmara University, Istanbul, Turkey

OBJECTIVE: Vesicovaginal reflux (VVR) is the reflux of urine into the vaginal vault during voiding and its accumulation inside the vagina leading to formation of a pseudovaginal cyst called urocolpos. Clinically, it is characterized by daytime enuresis or postmicturation leaks. Recurrent urinary tract infections, vulvovaginitis, vaginal irritation and discharge as well as nocturia are other initial complaints. In the present study, we aimed to present a 27-years-old female patient with VVR, its differential diagnosis and management of the case.
METHODS: The patient initially admitted to obstetrics and gynecology clinic for infertility and referred due to the detection of a suspicious pelvic mass on pelvic ultrasonography and MRI. Patient was further examined by MRI, cystoscopy and voiding urethrography. After diagnosis, appropriate treatment was administered.
RESULTS: While the patient’s primary complaint was infertility, she also described urinary frequency, incomplete emptying of urine and a residual urine sensation. Physical examination was normal except obesity (BMI = 45 kg/m2) and hirsutism. Urogenital examination showed difficulty in inspection although there was no labial fusion or adhesions. Vaginal examination by speculum revealed no leakage or fistula. Ultrasonography showed presence of a 131x82x91 millimeter anechoic cystic lesion. Voiding cystourethrography did not support any mass during the early or late voiding phases. Cystoscopic examination was nonspecific. Further, a repeat MRI examination during pre-micturation and post-micturation revealed urocolpos ( Figure 1-a, b, c). Post-micturation images showed complete evacuation of the vagina and the resolution of urocolpos ( Figure 2-a, b ).
The mainstay for management is behavioral therapies. Patient was taught to spread her labia during voiding and suggested to sit facing backwards on the toilet. Since obesity is the major risk predisposing factor causing the opposition of enlarged labia majora, the patient was referred to a dietician for weight loss.
CONCLUSION: Almost all symptoms related to VVR may be nonspecific and diagnosis may be missed. Differential diagnosis of VVR includes obstructive hydro-/haematocolpos in patients with imperforated hymen; cystic masses in the cul-de-sac and vagina, fluid filled bowels and other pelvic masses. Careful physical examination before and after micturition and demonstrative functional imaging are the mainstay tools for diagnosis.



Şekil 1
Figure 1

İşeme öncesi alt abdomen MR görüntüleri (1a: sagital kesit, 1b: aksiyel kesit, 1c: koronal kesit) ve İşeme sonrası sagittal alt abdomen MR görüntüleri (2 a-b) (M: Mesane, U: Uterus, V: Vajen)
Pre-micturition lower abdominal MR images (1a: sagittal plane, 1b: axial plane, 1c: coronal plane) and post-micturition lower abdominal sagittal MR images (2 a-b) (B: Bladder, U: Uterus, V: vagina)